Zehebî Mısır’da

Zehebî hicri 695’lerde Mısır’a doğru hareket ederek Filistin’den Mısır’a geçmiş ve oraaa Ibni Zahiri diye bilinen Ahmed b. Muham-med b. Abdillah el-Halebî’nin yanına inerek derse başlamıştır. Bu zat Zehebî’nin hem hocası nemde arkadaşı olan Alemüddin Birzalî’ninde hocasıdır. Sonra Zehebî orada El-Ebrekûhî. İbni Dakiku’l lyd el-Kuşeriyye, Şerefüd-Din Abdü’l Mü’min b. Halef ed-Dimyatî ve diğerlerinden ilim tahsilind e bulundu.
Oradayken İskenderiye şehrine geçip Yusuf b. el-Hasen et-Temî-mî el-Kabisi’den Bİrzalî, Mizzî ve İbni Seyyidin-Nas ile birlikte ders okudu. Yine orada Sadreddin Sahnum. Şerefüddin Ebi’l Huseyn Yahya b. Ahmed el-Cüzamî’den ders aldı. Bu Şerefüddin o zaman çok yaşlı olup çok ağır duyardı. Zehebî duysun diye bağıra bağıra okuduğundan dört hizibden fazla okumadan sesi kısılır imiş. Zehebî İskenderiye’de iken oranın diğer alimlerim de ihmal etmeyip onlardan da icazet aldı.


Zehebî hicri 698 yılında hacca hareket etti. Ama o her harekette n ilim bekleyen biri olduğu için bu yolculuğunda El-Ulâ, Maan, Mekke, Arafat, Mina ve Medine’de bile bir çok şeyhten icazet aldığını yine bizzat kendisi “Mucemiş-Şüyuh” unda anlatır.
Böylece Zehebî, daha hicri birinci asrın sonunda ortaya çıkan ve üç asır devam eden hadis alimi olanlarda neredeyse birinci şart derecesin de kabul edilirken zorluğu sebebiyle terkedile n İlmi “Rıh-Iet”i tamamlamış ve çeşitli yerlerdek i hazineler ede el atarak daha sonra kendisini “tarihin gördüğü en büyük alimler” arasına koyacak olan bütün malzemeyi ele geçirmiş bulunuyor du.
Zehebî, zaten çok düzenli okumuştur. Önce Nahiv ilmini. Şiir, lügat ve edebiyyat okumuştur.
Bundan sonra Şeyhlerin icazeti ile bir çok meğazi, siyer tarih ve şeyhlerin mucemleri ile teracim-i ahval kitaplarını okumuştur.
Daha sonra hadise girerek bütün hayatınca sürecek bir tedrisata başlayıp yüzlerce temel hadis kitabını şeyhlerin icazetiyl e okuduğu gibi Hasen b. Ara’fe’nin “Cüz”ünü. İbni Fil’in “Cüz”ünü ve pek çok ufak eserleri pek çok şeyh önünde okumak talihine ulaşmıştır.,
Zehebî’nin yetişmesinde en büyük etkenlerd en biriside, onun daha okurken kıvrak ve nefis kaleminin ilerde kendine lazım gelecek pek çok eseri kısaltmasıdır. O bunları bir taraftan kısaltırken bir ta-raftanda adeta kendi eseri gibi ilave edilecek şeyleri ilave ederek, hükümleri vererek yapmıştır. Mesela onun el-Kaşif’i, Hafız Mizzi’nin Tehzibü’l Kemali’nin kısaltmasidır. Yine Tecrid-i Esmais-Sahabesi İbni Esir’in Üsdü’l Gabesinde n kısaltılmıştır. Divanüz-Zuafâ’sı İbni Adiy’nin el-Kamil’ine göre tanzim edilmiştir. Ama bunlar artık bir kısaltma yerine başlı başına bir eserdir.
Bilhassa onun Mizanü’l İtidal’i gerçekten başlı başına devâsâ bir eserdir. Zehebî’nin ikiyüz küsur eseri hiç olmasada, sadece bu “Mizan”! olsaydı bile onu imam saydırmaya yeter, artardı bile. [29]

[29] İmam Zehebi, Tarihu’l-İslam,1/46-47

Explore posts in the same categories: Hafız Zehebi, Zehebî Mısır’da

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: