Kıymetli Eserleri

Hasen,  yukarıda  “Hayatı”  bölümünde  kaydedildiği  gibi,  ölümünden önce, hizmetçisine fırını ateşlettirip, bir kitap dışında – ki o, oğlundaydı ve Muslim ibn Husayn el-Bâhilî onu oğlundan emanet almıştı – bütün kitaplarını yaktırmıştır[822]. Taberî’nin naklettiği bir rivâyette de talebesinden İbn Avn’nın, Hasen’in yanında Semure ibn Cundeb’e ait bir kitap bulduğu ve onu hocasına (Hasen’e) okuduğu ifade edilmektedir[823].

 

 

İşte bu ve benzeri rivâyetlere dayanan bazı hadis münekkıdleri, Hasen’in akîka hadisi dışında, Semure’den işitmesini inkâr edip, Semure’nin hadislerini bir kitaptan aldığını söylemişlerdir[824]. Başka rivâyetlerde ise, talebesinden Humeyd’in, hocası Hasen’in kitaplarını ödünç alıp, onları istinsah ettikten sonra geri verdiği[825] ve Hasen’in ilminin, dört parmak kalınlığında bir kitaba istinat ettiği[826] kaydedilmektedir.  

Bütün bu vesîkalar gösteriyor ki, Hasen’in kitapları vardı ve bunlardan istifade ediyordu. Ancak bu kitaplar, kendi fikirlerini (fetvâlarını) toplayan eserler miydi; yoksa, Semure’nin kitabı gibi, rivâyetlerden mi ibaretti? Bu husus bilinmiyor. Bu konuda bilinen bir gerçek varsa, o da kaynak eserlerde, onun bazı eserlerinden bahsedilmiş olmasıdır. Bunlar, şöyle sıralanabilir: 

  

1. Tefsîru’l-Haseni’l-Basrî:                                           

تفسير الحسن البصر ي 

İbnu’n-Nedîm[827], İbn Ahmed ed-Dâvudî[828] ve Kâtip Çelebi (Hacı Halîfe)[829], onun bu eserini kaydetmekte ve İbn Hallikân[830] ile Brockelmann[831] da, talebesi Amr ibn Ubeyd el-Mu’tezilî’nin[832], Hasen’den rivâyet ettiği bir tefsir kitabından söz etmektedirler. Brockelmann, Amr’ın rivâyetiyle gelen bu tefsirden, es-Seâlibî’nin[833] faydalanmış olduğunu[834] kaydediyor. Maalesef, Hasen’in söz konusu tefsiri, zamanımıza kadar ulaşmamıştır. Ancak, onun tefsiri kaynak tafsirlerde, özellikle rivâyet tefsirleri’nde, dağınık rivâyetler halinde bulunmaktadır. İşte üzerinde çalışma yapılan bu araştırmanın üçüncü bölümü olan Hasan-ı Basrî’nin “Tefsirdeki Metodu”, bu çeşit rivâyetlerden çıkarılarak tespit edilmeye çalışılmıştır. 

2. Kitâbu’l-Haseni’bni Ebi’l-Hasen fi’l-Aded[835]:  

  كتاب الحسن بن ابى الحسن فى العدد  

Kur’ân-ı Kerim âyetlerinin adediyle ilgili bir eser olup, zamanımıza kadar gelmemiştir. Ancak Kur’ân âyetleri ve harflerinin sayısıyla ilgili bir çalışma, Burhân’da kaydediliyor. Şöyle ki, Haccâc ibn Yûsuf, Basra kurrâsını toplayıp, içinde Hasan-ı Basrî’nin de bulunduğu bir heyete, Kur’ân’ın harfleri ile kelimelerini veya âyetlerini saydırtmıştır[836]. 

3. Risâle fî Fadli Harami Mekketi’l-Muşerrefe: 

رسالة فى فضل حرم مكة المشرفة 

Bu risale, şu maksatla yazılmıştır: Mekke’de mukim Hasan-ı Basrî’nin ihvânından zâhid ve âbid bir zat olan Abdurrahîm (râvi tereddüt  ederek veya Abdurrahmân diyor), Mekke’den Yemen’e gitmek isteyince, Hasen, bu münasebetle ona bir mektup yazmış ve mektubunda birçok âyet-i kerîme ve hadisle Mekke’nin faziletini anlatarak, oradan ayrılmamasını tavsiye etmiştir. 

İşte Hasan-ı Basrî’ye isnat edilen bu mektup muhafaza edilmiş ve istinsah yoluyla zamanımıza kadar ulaşmıştır. Berlin ile Paris de dahil olmak üzere, dünyanın birçok  kütüphanesinde eserin yazma nüshaları bulunmaktadır[837]. 

Araştırmacı, Süleymaniye kütüphanesinde yaptığı araştırmada, bu Risalenin 10 adetten fazla yzm. nüshasını görmüştür. Bunlardan, Esad efendi 3634/18 de kayıtlı olan risale tanıtılacaktır. Ancak şunu ifade etmekte yarar vardır ki, Hasen’in sözü edilen mektubu, sonradan çoğaltılarak risale haline getirildiğinden, çeşitli isimler almıştır. Bu nüshalar birbiriyle karşılaştırıldığında, önemli olmıyan bazı müstensih hataları dışında, hepsinin aynı olduğu görülmüştür[838]. 

Risalenin başı: 

بســـــم اللّه الرّحمن الرّحيم 

رسالة عبد الملك بن مروان الى الحسن البصرى و جوابه عليها قال اخبرنا الشيخ ابو طاهر احمد بن محمد السلمى[839]  الاصفحانى قراءة عليه فى جمادى الاولى سنة احدى وسبعين و خمسمائة 

Bundan sonra, 12 adet râvi ismi zikrediliyor ve bazısında “حدثنا”, bazısında ise,“اخبرنا” ibaresi kullanılıyor ve şöyle devam ediyor: 

قال حدثنا محمد بن على الحنفى عن ابى عبيدة الباجى          

قال كتب الحسن بن ابى الحسن البصرى رحمة اللّه عليه الى رجل من الزهاد يقال له عبد الرحيم [او الرحمن] ابن انس الرمادى كان يسكن مكة مجاورا بها و كان له فضل و دين وذكر ولم يكن له فى الدنيا عمل الاّ عبادة اللّه عزّ و جلّ و انه اراد الخروج من مكة الى اليمن فبلغ ذلك الحسن و كان يواخيه فى اللّه تعالى فكتب اليه كتابا يرغبه فى المقام بمكة اوّله 

          بســـــــم اللّه الرّحمن الرّحيم حفظك اللّه يا اخى بما حفظ به اهل الايمان و وقاك المكروه و وفقك للخيرات و اتم عليك النعم فى كل الامور و جمعنا و اياك فى دار السلام فى جوار الرحمن فان ذلك بيده و لا حول و لا قوة الاّ باللّه العلىالعظيم امّا بعد يا اخى … 

Sonu: 

فاغتنم يا اخى هذا الخير كله و اياك ان يفوتك و السلام عليك و رحمة اللّه و بركاته. 

Yukarıda da ifade edildiği gibi, risale, Ayasofya Kütüphanesi, Esad ef. bölümü 3634/18’de kayıtlı olup, ismi, “Risâle ilâ ba’dı ihvânihî bi-Mekke” 168×121,110×49 mm. ebadında, 81-90 yaprakları arasında, yazı şekli nesih ve sayfaları 19 satırdır. 

4. Risâle Abdi’l-Meliki’bni Mervân ile’l-Haseni’l-Basrî ve Cevâbihî Aleyha: 

رسالة عبد الملك بن مروان الى الحسن البصرى و جوابه عليها 

Bu risalenin yazılış sebebi: Halîfe Abdulmelik’e Hasan-ı Basrî’nin kaderî olduğu şeklinde jurnalde bulunulmuştur. Bunun üzerine halife, Hasen’e bir mektup yazarak, böyle bir inancı olup olmadığını sormuştur. Hasen de bu mektuba verdiği cevapta, söz konusu inancı reddetmiştir. 

Risâlenin başı: 

بســــــــــم اللّه الرّحمن الرّحيم 

          من عبد الملك امير المؤمنين الى الحسن بن ابى الحسن سلام عليك اما بعد … 

فقد بلغ امير المؤمنين عنك قول فى وصف القدر لم يبلغ مثله عن احد ممن مضى و لا نعلم احدا تكلّم به ممن ادركنا من الصحابة رضى اللّه عنهم كالذى بلغ امير المؤمنين عنك و قد كان امير المؤمنين يعلم منك صلاحا فى حالك و فضلا فى دينك و دراية للفقه و طلبا له و حِرْصا عليه ثم انكر امير المؤمنين هذا القول من قولك فاكتب الى امير المؤمنين بمذهبك … 

Hasen, bu mektuba cevap vermiştir. Mektubunun başı: 

بســـم اللّه الرحمن الرحيم لعبد الملك امير المؤمنين من الحسن بن ابى الحسن البصرى  سلام اللّه عليك يا امير المؤمنين فانى احمد اليك اللّه الذى لا اله الاّ هو اما بعد … 

Sonu:  

  … ما شاء اللّه كان و ما لم يشاء لم يكن و استغفره و اتوب اليه من كل ما لا يرضاه من قول و عمل و الحمد للّه ربّ العالمين و صلوته على سيدنا محمد و آله و صحبه الطاهرين كتبها العبد الفقير الراجى عفوَ ربّه القدير شمس الدين القدسىّ فى العشر الاوّل من ربيع الآخر  سنة اثنين و ثمانين و ثمانمائة هجرية نبوية مصطفوية. 

Bu yzm. risale, Ayasofya 3998 de kayıtlı olup, 13 yaprak, yazı şekli nesih ve sayfaları 19 satırdır[840]. 

  

5. Risâle Arba’a ve Hamsûn Ferîda: 

رسالة اربعة و خمسون فريضة 

Bugün halkımızın elinde dolaşan 54 farz risalesidir. Risale, değişik isimler altında, birçok kütüphanede mevcut olup[841], çeşitli şerhleri yapılmıştır[842]. 

Risalenin başı: 

 بســـــــم اللّه الرّحمن الرّحيم 

روى عن الحسن البصرى رحمة اللّه عليه انه قال: ما من يوم و ليلة يمرّ على المؤمنين الاّ وجب عليه اربعة و خمسون فريضة فان لم يفعلوا بها يعصون اللّه تعالى. اولها: ذكر اللّه تعالى … الصلاة … الرضاء بقضاء اللّه … الاخلاص … الحب فى اللّه و البغض فى اللّه … الخوف من اللّه … التعلّم … ان لا يقنط من رحمة اللّه … صفوة القلب من جميع المعاصى … ان لا يشرب الخمر اربعة و خمسون: ان لا يحلف باللّه كذبا … 

         Sonu: 

Yzm.  olan  bu  şerhli  risale,  Süleymaniye  1039/1  de  kayıtlı olup, 180×133,      120×90 mm. ebadında, 1-32 yaprakları arasında, meşin ciltli, Arab hattı ile yazılmış ve sayfaları 11 satırdır. 

6. İmâmda Aranılacak Elli Fazilet Hakkında Risale: 

Risalenin başı: 

روى عن الحسن البصرى رحمه اللّه انه قال: ينبغى لامام اذا كان اماما للمسلمين يصلّى بهم ان يكون عنده خمسون خصلة حتى يكون فى امامته مخلصا لانه ضامن للقوم ، ان يكون اقرأهم بكتاب اللّه تعالى ،  ان يكون اعلمهم بالسنة ،  ان يكون اورعهم  ،  ان يكون اعلمهم بامر الصلوة… 

         Sonu: 

 وفّقنا اللّه تعالى و جميع الامة بما يحب و يرضاه و بكرمه التّام انه ولى الانعام. 

Yzm. olan bu Arapça risale, Hacı Mahmud ef. ktp. 1934/6 da kayıtlı olup, 53 yaprak, 185×90, 140×60 mm. ebadında, yazısı ta’lîk ve sayfaları 23 satırdır. 

7. El-İstiğfârâtu’l-Munkıze mine’n-Nâr: 

الاستغفارات المنقذة من النار 

Bu yzm. risale, Uşşâki ktp. 45/1 (155×100, 130×75 mm. ebadında, 1-7 yaprakları arasında, mukavva ciltli, yazısı ta’lîk ve sayfaları 22 satırdır); Kasîdecizâde, 721/2  (220×155, 150×97 mm. ebedında, 14- 22 sayfaları arasında, mukavva ciltli, yazısı nesih ve sayfaları 19 satırdır) ve İzmirli İ. Hakkı 1507 de kayıtlıdır. Başka bir adı  “Evrâd-ı Hıfzıyye” de olan bu  “İstiğfarât”ın, şerhleri yapılmış olup, yukarıda gösterilen yerlerde mevcuttur. İstiğfârâtı uzun bir rivâyet zinciri ile nakleden, Muhammed Kutbu’d-dîn ibn Alâ’d-dîn el-Hanefî senedin başında şunları zikreder: 

… عن جنيد البغدادى عن سرى السقطى عن معروف الكرخى انبأنا معبد بن عبد العزيز العابد عن الحسن البصرى 

“İstiğfârât” 70 istiğfar cümlesinden ibaret olup, hepsi ياخير الغافرين ibâresiyle bitmektedir. 

 İstiğfar cümlelerinden bir misal: 

اللّهمّ انى استغفرك لكلّ ذنب يميت القلب و يشغل الفكر و يرضى الشيطان و يسخط الرحمن فصلّ يا رب و  سلم و بارك على  سيدنا محمد و على آل  سيدنا محمد و اغفره لى يا خير الغافرين. 

Bu zikredilen eserlerden başka, kaynaklarda, Hasan-ı Basrî’ye nispet edilen, daha bazı eserler de vardır[843]. 

 

 

[822] İbn Sa’d, et-Tabakât, VII,127. 

[823] Taberî, Câmiu’l-beyân fî tefsîri’l-Kur’ân (Tefsîru’t-Taberî), Mısır 1325/1907 (Ofset: Beyrût 1392/1972), VI,56. 

[824] Beyhekî, Sunenu’l-kubrâ, VIII,35. 

[825] İbn Sa’d, a.g.e., VII,126. 

[826] İbn Sa’d, a.g.e., VII,116. 

[827] İbnu’n-Nedîm, el-Fihrist, s.51. 

[828] Muhammed ibn Ali ed-Dâvûdî, Tabakâtu’l-mufessirîn, Kâhira 1392/1972, I,147. 

[829] Kâtip Çelebi, Keşfu’z-zunûn, I,446. 

[830] İbn Hallikân, Vefeyâtu’l-a’yân, III,462. 

[831] Carl Brockelmann,Târîhu’l-edebi’l-arabî (GAL), s.257. 

[832] Bk.İbn Hallikân, a.g.e., III,462. 

[833] Muhammed Huseyn ez-Zehebî, et-Tefsîr ve’l-mufessirûn, Mısır 1396/1976, I,247. 

[834] Carl Brockelmann,Târîhu’l-edebi’l-arabî (GAL), s.257. 

[835] İbnu’n-Nedîm, el-Fihrist, s.56. 

[836] Ebû Abdillâh Bedru’d-dîn Muhammed ibn Abdillâh ez-Zerkeşî, el-Burhân fî ulûmi’l-Kur’ân        (el-Burhân), Mısır 1276/1957, I,249. 

[837] Bk.Carl Brockelmann, a.g.e., s.258; İhsân Abbâs, el-Hasenu’l-Basrî, s.178. İhsân Abbâs, mezkûr risalenin Hasen’e ait olmadığı kanaatindedir. 

[838] Diğer nüshaları için Bk.Süleymaniye Kütüphanesi, Şehid Ali Paşa 2822/5; Rüstem Paşa 186/7; Rşd. 1050/10; Ayasofya 1849; Halid Ef. 452/9. Bu nüshalarda kayıtlı olan eser, “Mekke’nin fazıleti hakkında” olup yanlış olarak “Vasıyyetu’ş-Şeyhı’l-Haseni’l-Basrî” şeklinde isimlenmiştir; Bağdatlı Vehbi Ef. 2134/4; R. Mahmud Ef. 1997/6, 3957/2 ve 1874; Hüsnü Paşa 354/1; H. Mahmut Ef. 1987/1. 

[839] Nüshada السلفى   yazıdır. 

[840] Diğer nüshaları için Bk.Carl Brockelmann,Târîhu’l-edebi’l-arabî (GAL), s.258. 

[841] Başka nüshaları için Bk.Suleymâniye Ktp. İbrahim Ef. 423/3, 854/10 ve 494/7; Bağdatlı Vehbi Ef. 597, 2065/1; Denizli 412/7; Antalya-Tekelioğlu 909/10; Esad Ef. 1641/5 ve Carl Brockelmann, a.g.e., s.258. 

[842] Bk.Suleymâniye Ktp. 1039/1; Esad Ef. 1641/5; Denizli 412/7. 

[843] Bk.Carl Brockelmann,Târîhu’l-edebi’l-arabî (GAL), s.258. 

Explore posts in the same categories: Hasan Basri, Kıymetli Eserleri

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: