Görünüşü, Alışkanlıkları ve Davranış Özellikleri

Hasan-i Basrî’nin şemâili / fizikî ve ruhî portresi de şöyle verilebilir: 

Hasen uzun boylu, kalın kemikliydi. Asmeî, babasından rivâyeten, Hasen’in el bileğinden daha geniş olan birini görmedim; eni bir karıştı, demektedir[307]. Yüzü güzel[308], uzuvları mütenasipti; hatta İbn Hallikân, Basra ehlinin en güzeliydi, kaydını koymuştur[309]. Zehebî’nin naklettiği bir olay, bu hususu doğrular mahiyettedir: Yirmi yaşında, ilim talep etmek için Basra mescidine gidip gelirken, onu gören bir kadın, cemaline meftun olmuştur[310].

 

Âsım el-Ahvâl (ö.142/759) Şa’bî’ye gelerek, “Bir hâcetin var mı? Basra’ya gidiyorum.” dediğinde, “Evet, oraya vardığında benden Hasen’e selâm söyle!” dedi. Âsım da onu tanımadığını söyleyince, “Basra’ya girdiğinde, bak, gözüne en güzel gelen adama benden selâm söyle.” dedi. Ve dediği gibi hareket ederek, selâmı yerine ulaştırmıştır[311]. 

Ancak bu güzellik bir tarihte, bineğinden düşmesi sonucunda burnunda meydana gelen bir ârızayla gölgelenmiştir[312]. Gözleri mavi[313] ve gür sesliydi; hatta bazen dinleyiciler, ona güç yetiremiyorlardı[314]. Sakalını uzatıyor ve bazı fukahanın yaptığı gibi, bir kabzadan fazlasını almayı (kesmeyi) kerih görüyordu[315]. Bıyığını iyice kısaltmazdı[316]. Saçını uzatır; ancak her sene kurban bayramı günü, onu traş ederdi[317]. Sakalı beyazlaştığında, cuma günleri onu, sarıya boyamaya başladı[318]. Burnunu temiz tutmaya dikkat ederdi[319]. Siyah sarık sarıyordu[320]; zira Hazret-i Peygamber’den bu konudaki mürsel olarak rivâyeti[321] bunu gerektiriyor ve üstâzı İbn Abbâs’ın sarığı da bu vasıftaydı[322]. Üzerinde bir takım yazılar olan, hâlis gümüşten halka şeklindeki yüzüğünü, sol elinin parmaklarından birine takıyordu[323]. 

Her çeşit ve kalitedeki elbiseyi  giymişse[324] de siyah renkli olanları tercih ederdi. Elbisesini uzatmıyordu. Zâhidlerden (ilk defa) uzun elbiseyi giyen, talebesi Eyyûb es-Sehtiyânî’dir; çünkü elbiseyi kısaltmak, kendini halkın zâhid olarak görmesini istiyenlerin tanınma alâmeti olmuştu[325]. O devirde, sûf (yün) elbise giyenlerin sayısı da gittikçe artmaya başlamıştı; bu kıyâfet zâhidlerin bir simgesi olarak kabul edilmeye yüz tutunca, Hasen’in tepkisi şiddetli olmuş ve “Kim sûf elbiseyi tevazuundan dolayı giyerse, gözünde ve kalbinde nûru artar; kim de zühdünü göstermek ve büyüklenmek için onu giyerse, şeytanlarla beraber cehenneme girer.[326]” demiştir. Bir gün de Ferkad’ın elbisesinden tutarak ona  “İyilik bu elbisede değildir; şüphesiz iyilik, göğüse yerleşen (iman)da ve onu tasdik eden ameldedir.[327]” gerçeğini duyurmuştur. Her ne kadar çoğu sûf elbise giyen yetmiş bedrîye (Bedir savaşına katılan sahabî) yetişmiş olduğunu[328] rivâyet etse de ihlâsı zedeleyen ve riyâya kapı açan her türlü hareketin karşısına çıkmıştır. O, sûf  elbise giymiş olsa bile, riyâdan uzak bir idrâk içinde giymiş olduğunu, ortaya koyduğu prensipler göstermektedir. Zaten Hasen’in çok kısa zamanda şöhrete ermesinin başlıca sebepleri arasında, çekinmeden, fakat tedbirli ve ölçülü olarak, toplumdaki her tabakadan insanı, dinî ahkâm çerçevesi içinde tenkide tâbi tutması, bulunmaktadır. 

 

[307] İbn Kuteybe, el-Meârif, s.441; İbn Hallikân, Vefeyâtu’l-a’yân, II,70; Zehebî, Târîhu’l-İslâm, IV,99.  

[308] Zehebî, Tezkiratü’l-huffâz, I,71. 

[309] İbn Hallikân, Vefeyâtu’l-a’yân, II,70. 

[310] Zehebî, Târîhu’l-İslâm, IV,100.  

[311] İbn Hacer  el-Askalânî, Tehzîbu’t-tehzîb, II,264-265. 

[312] İbn Kuteybe, el-Meârif, s.441; İbn Hallikân, Vefeyâtu’l-a’yân, II,70. 

[313] Belâzurî, Ensâbu’l-eşrâf, cuz V,285; İbn Kuteybe, el-Meârif, s.585; Zehebî, Târîhu’l-İslâm, III,23.  

[314] İbn Sa’d, et-Tabakât, VII,125. 

[315] İbn Sa’d, a.g.e., VII,116. 

[316] İhsân Abbâs, el-Hasenu’l-Basrî, s.81. 

[317] Zehebî, Târîhu’l-İslâm, IV,102.  

[318] İbn Sa’d, et-Tabakât, VII,116; Zehebî, a.g.e., IV,101.  

[319] Kurtubî, Tefsîru’l-Kurtubî, XVII,10. 

[320] İbn Sa’d, et-Tabakât, VII,117; Zehebî, a.g.e., IV,101. 

[321] İbn Sa’d, a.g.e., I,217-218. 

[322] Zehebî, a.g.e., III,35. 

[323] İbn Sa’d, a.g.e., VII,116-117. 

[324] Giymiş olduğu elbiseler için Bk. İbn Sa’d, et-Tabakât, VII,117. 

[325] İbn Sa’d, a.g.e., VII,115. 

[326] İhsân Abbâs, el-Hasenu’l-Basrî, s.84. 

[327] Kurtubî, Tefsîru’l-Kurtubî, XVII,196. 

[328] Ebû Nuaym, Hılyetu’l-Evliyâ’, II,134.

Explore posts in the same categories: Görünüşü, Alışkanlıkları ve Davranış Özelli, Hasan Basri

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: